Şantiye Dergisi 381. Sayı (Mayıs-Haziran 2020)

üretmeye çalışıyorduk. İlk makinemi- zi 1983 yılında 30 milyona mal etmiş ama referans edinmek için 15 milyona satmıştık. Zamanla aksaklık- ları giderdik ve ardından bir model daha yaptık. Böyle böyle iş hacmi genişledi ve ikinci fabrikaya ihtiyaç duyar hale geldik. 1989’da Alem- dağ’daki ilk fabrikamızın çevresinde yer bulamayınca Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde karar kıldık ve yeni fabrikayı burada devreye aldık. O dönem Bulgar göçmenlerinden de bayağı yetişmiş eleman istihdam etmiştik. On yıl boyunca Alemdağ ve Çerkezköy arasında mekik dokudu- ğumu söyleyebilirim. Kolay geliyordu ama Alemdağ’daki fabrikayı da Çerkezköy’e taşıyınca işlerin kolaylaş- tığını ancak o zaman anlamıştım...” Rusya’dan ciddi bir talep geliyordu “Beton santrallerinde uzmanlaş- tıkça mobil beton santralleri yapım işine de girmeye başladık. Bu da zorlu bir süreçti bizim için. Fabrika müdürümden bu işin olamayacağını anlatan uzun bir mektup bile almıştım. Fakat benim yanıtım işin hızlandırılması yönünde olmuştu. Hayalimdi çünkü... Beton santralleri- ne talep artıyordu. Mobil santral kurmak amacıyla kurmaya niyetlen- diğimiz ELKON 2 fabrikasının çatısı 1995’te kapandığında fabrikanın içi ağzına kadar mobil santral doluydu. Üç ayda bir tanesini yaptığımız santrali ayda 14 tane yapar hale gelmiştik. Rusya da bizim için büyük bir pazar olmaya başlamıştı. Santral- lerimiz tutulunca ciddi bir taleple karşılaşmıştık. Rus temsilcimiz kaparoyu verip, tüm ay üretimini istiyordu. Rusya’nın en parlak dönemiydi. Ardından beton santral- lerinin tamamlayıcısı olan çimento silolarını da, İtalyan tedarikçimiz hızımıza yetişemediği için kendimiz üretmeye karar vermiş ve bu amaçla ELKON 3 fabrikamızı faaliyete geçirmiştik. Bu operasyonumuz hareket alanımızı da oldukça genişletmişti. Ayda 36 santral ihraç eder hale gelmiştik. Siparişler de buna paralel arttığından, şu an en büyük fabrikamız olan, lojistik bölümümüzü içeren ELKON 4’ü hemen devreye aldık. Netice de daha da büyük santraller yapmaya başladık...” Fiyat rekabetinden kaçınmak için ihracata yöneldik “Fakat Türkiye’de kalite ve fiyat rekabeti gibi çok ciddi bir problem vardı... Ar-Ge yaptığımız, yeni ürünler geliştirdiğimiz, etik değerlerle çalıştığımız, kaliteli ürünler ürettiği- miz için fiyatımız yüksek kalıyordu. Küçük atölyelerle rekabet etmek zorundaydık. Böyle bir rekabette başarılı olamayacağımızı gördük ve 2002’de işimizi devam ettirebilmek için ihracata yönelme kararı aldık. Şirketimizi ihracata göre teşkilatlan- dırmaya başladık. Rusça, İngilizce, Bulgarca bilen elemanlar istihdam ettik. O dönemde tanıştığımız ve halen Rusya temsilciliğimizi yapan şahsın sadece bizim beton santralle- rimizi satarak zaman içinde 4 satış ofisi, 4 yedek parça departmanı, 60 tırı, bir fabrikası ve bir showroomu oldu. Rusya’da kurulu 1100 beton santralimiz var...” 130 ülkeye ihracat yapıyoruz “2008 krizi ise ihracatta Rusya dışında farklı ülkelere de yönelmemi- ze fırsat verdi. O zamana kadar Rusya bizim için çok çok iyi bir pazardı ve başka pazar arayışına girmeye ihtiyaç duymuyorduk. Fakat krizle birlikte satışlarımız birden durdu. Yaptığımız pazar çeşitlemesi çalışmaları neticesinde Afrika’dan Avrupa’ya, Orta Doğu’dan Avustralya’ya kadar 130 ülkeye ihracat yapar hale geldik. Tabi bu başarıda, Rusya’da çalışan binlerce beton santralimizin referansı çok önemliydi. Biz de zaman içinde hem kalite hem iş yapış şekilleri olarak kendimizi hep geliştirdik, ürün çeşitliliğimizi artırdık...” İhracat, standartlara sahip olmayı ve istikrarı gerektirir “İhracat yapabilmek, uluslararası standartlara sahip olmayı ve bunu istikrarlı bir şekilde devam ettirebil- meyi gerektirir. Satış sonrası hizmeti- miz de oldukça iyidir. 24 saat içinde dünyanın her yerindeki makineleri- mizin sorunlarını, uzaktan da dahil olmak üzere çözebilir bir yapıya sahibiz. Dünyanın en önemli müteahhitleriyle iş yapıyoruz. Bu da sadece ürün tedariki boyutundan öte, imzaladığımız taahhütnamelerle bu uluslararası büyük firmaların etik değerlerine, ilkelerine uyduğumuzu da gösteriyoruz. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin listesinde uzun zamandır ilk 1000 içinde yer alıyoruz. Hatta geçen sene 581. sıradaydık. Bu sene zannediyorum ilk 500’e gireriz. Bugünlerde özellikle beton parke makinelerimizi üretecek ELKON 5 fabrikamızın inşaatını sürdürüyoruz. Umarım yıl sonunda faaliyete geçmiş olacak. Diğer taraftan şirketimizin sabit gelirleri olması için gayrimen- kul yatırımları da yapıyoruz. Mesela geçen senelerde Sirkeci’deki İş Bankası binasını satın aldık...” Çalışan sirkülasyonumuz düşüktür “350 çalışanımız var. Firmamızda çalışan sirkülasyonu oldukça düşüktür. Bu, dikkat ettiğim konular- dan biri. Çalışan arkadaşlarım açısından da iyi bir iklim oluşturdu- ğumu tahmin ediyorum. Tabii büyürken ve işleri çeşitlendirirken farklı farklı problemlerle de karşılaşı- yorsunuz... Mesela çalışan problem- leri bunların başında geliyor. Yeni nesil hizmet sektörü yerine sanayide, üretimde çalışmayı çok tercih etmediğinden kalifiye işçi bulmakta oldukça zorlanıyoruz. Üreticiler olarak modernizasyona gitmek zorunda kalıyoruz. Bu, diğer taraftan çağın da bir gerekliliği. Biz de kalifiye bir kaynakçı arayıp bulmak yerine kaynak robotları konusuna yöneldik ve bütün kaynak işlerimizi robotlara devredecek şekilde geliştirdik. Bu 62 MAYIS-HAZİRAN 2020 PORTRE

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=