Şantiye Dergisi 381. Sayı (Mayıs-Haziran 2020)

sayede hem üretim kalitemiz arttı hem tasarımlarımızı daha rahat geliştirebildik...” Endüstri 4.0 “Gelecekte daha fazla kapasiteye ihtiyacımız olacağını, daha seri üretim yöntemlerine geçmek zorunda kalacağımızı tahmin ediyorum. Bayağı yol kat ettiğimiz Endüstri 4.0 yolunda daha yapacak çok şeyimiz var. Az çalışan, daha fazla otomasyon, daha ucuz teknolo- ji geleceğin fabrikalarının vazgeçil- mezleri olacak bence. Ar-Ge merkezimizin de gelecek yıllarda çok daha fazla önemli olacağına inanıyorum. Dünyada en gelişmiş beton santrallerini üreten birkaç firmadan biri olmak için mücadele ediyoruz. Bunu da yavaş yavaş gerçekleştiriyoruz. Arkamızda 45 yıl var. Bir firma 45 yıl kötü işler yaparak ayakta kalamaz, büyüyemezdi. Beton parke makinelerimiz, kule tipi santrallerimiz ileride daha çok talep görecek. Ayrıca beton fabrikalarının Endüstri 4.0’a daha uyumlu olacağını tahmin ediyorum. Biz de bu süreçle- re uyum sağlayacağız. Avrupa artık üretim süreçlerinde insan istemiyor, insansız makineler talep ediliyor. Bakım hizmeti bile istemeyen makineler gündemde...” Güvenilir olmak lazım “Farklıyız... Ama tabii ‘farklıyız’ demekle farklı olunmaz; farklılığı hissettirmek ve güvenilir olmak lazım. Ufacık bir leke ömür boyu konuşulur... Ben tüm müşterilere bu güveni vermeye çalışırım. Adil ve dürüst bir yönetici oldum. Kimsenin hakkını yemem; zaten bu özellikle- rim de algılanıyor ki insanlar yıllarca benimle çalışıyorlar. Sadakate çok önem veririm, çalışma arkadaşları- mın işlerine sadık ve dürüst olmaları lazım, gözleri dışarıda olmamalı. Şirketten ayrılmak isteyen büyük bir problem yaratmamışsa hakkını alır da gider. Teknoloji çalanları ve böyle bir şeye teşebbüs edenleri ise affetmem...” Resim koleksiyonum var “Müzik çalışmalarım ve müzikle haşır neşirliğim Alarko’ya girip, mühendislik yapmaya başladıktan sonra zaman olarak oldukça azaldı. Çok çalışıyordum. Çünkü yaptığımız makineler okulda öğrendiğimiz şeyler değildi. Her biriyle teker teker uğraşmam, ders çalışır gibi çalışmam gerekiyordu. Müzikle de uğraşmayı bıraktıktan sonra zaman içinde resme merak sardım. Karayipler’den Rusya’ya kadar gittiğim her yerde resim galerilerini ve atölyelerini dolaşır, beğendiğim tabloları alırım. Koleksiyonumda iki yüze yakın tablo var. Antika da aynı şekilde... Antikacı- lardan sanat eserleri toplamayı da çok seviyorum. Ayrıca yürüyüş ve pilates yaparım. Gezmeyi çok severim. Her gün sahilde yürürüm Yazları da Bodrum’a gidiyorum. 27 yaşında olan ve şirketimizde yönetim kurulu başkan yardımcısı olan oğlumun en büyük faydası o oldu. Yöneticilerim de tecrübeli olduğu için iş bensiz de kolay yürüyor. Teknem var. Ehliyetim de var ama tatilde keyif yapmayı sevdiğimden tekneyle uğraşmıyorum, her şeyi kaptanım hallediyor...” Üç albüm yaptım “Beş sene önce ELKON’un 40. yılını kutlarken yazdığım şarkıları yeniden aranje ettik ve Mustafa Alpagut Şarkıları ismiyle albüm haline getirdik. Güzel bir gecede sanatçı dostlarımızla bir araya geldik, şarkıları seslendirdik. Sonrasında hızımı alamayarak ikinci ve üçüncü albümleri de yaptım. Yani işleri rayına koyduktan sonra müzik tekrar hayatımın içine girdi. Şarkılarımdan halâ telif de alıyorum ama bunları burs olarak veriyorum...” 64 MAYIS-HAZİRAN 2020 PORTRE

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=