Şantiye Dergisi 382. Sayı (Temmuz-Ağustos 2020)

84 TEMMUZ-AĞUSTOS 2020 MAKALE Semih Çalapkulu Makina Mühendisi - Mekanik Grup Şefi ( Kuzu Grup) semih.calapkulu@kuzugrup.com S on yıllarda Türkiye’de ve tüm dünyada birçok alanda büyük değişikliklere tanık oluyoruz. Enerji kaynaklarının paylaşı- mı ile ilgili krizler, gittikçe etkinleşen çevre bilinci, hızlı nüfus artışı ve buna bağlı olarak artan ekonomik rekabet, insanları, ellerinde bulunan olanakla- rı daha rasyonel kullanmaya zorluyor. Devasa adımlarla ilerleyen ile- tişim sistemlerinin ışığında, global- leşen dünyanın yaşadığı bir süreçte Türkiye’nin de yerini alabilmesi, ye- nilikleri yakından takip edebilmesi ve yeni teknolojilere hızla adapte olma- sıyla gerçekleşebilecektir. Dünyada meydana gelen bu değişikliklerden ülkemiz de etkilenmiş, son yıllarda özellikle büyük şehirlerimizde yaşa- nan hava kirliliğinin dayanılmaz bo- yutlara ulaşması sonucu, ısınma ih- tiyacının ekonomik ve çevreye saygılı bir şekilde sağlamanın gereği kavra- narak, doğalgaz kullanımı yaygın- laştırılmıştır. Son yıllarda doğalgaz fiyatlarında yaşanan artışlar, bugün insanları tekrar kalitesiz kömüre yön- lendirmekte, hava kirliliği büyük şe- hirlerimizi tehdit etmektedir. Amerikan Ulusal Bilimler Aka- demisi’nin Amerika için yayınladığı raporda, fosil yakıtların insan sağ- lığına verdiği zararın yıllık kişi başı- na maliyeti yaklaşık 400 USD oldu- ğu ifade edilmiştir. Çevre üzerindeki olumsuz etkileri en düşük düzeyde tutmayı amaçlayan Yeşil Binalarda öne çıkan hususlar ise güneş ısı ve ışığı ile doğal havalandırma olanak- larından yararlanmaya özen göster- me, binanın yönünü iyi seçme, yalıtım ve gölgelendirme gibi uygulamalar- la düşük maliyetle yüksek enerji ta- sarrufu sağlamaktır. Dünyada top- lam enerji tüketiminin yaklaşık üçte biri binalarda tüketilmekte, bu tüke- tim sonucu dünya atmosferine salı- nan toplam karbondioksit’in yüzde 24’ü binalardaki enerji tüketiminden kaynaklanmaktadır. Yeşil Binalar yüksek maliyetli değildir Son 10 yıl içinde yapılan yeşil bina- lardamaliyet farkı yüzde 4-14 dolayın- dadır. Türüne göre yapılan harcamala- rın geri dönüş süresi önemli farklılıklar göstermektedir. Bazı harcamalar için geri dönüş süresi 3 yıldan bile kısadır. Ancak ortalama olarak yapılan harca- malar altı yıl gibi bir sürede kendisini geri ödemektedir. Bir binanın 40-50 yıllık yaşam ömrü olduğu varsayımı üzerinden yapılan hesaplamalar, ya- pılan harcamaları 8 ile 12 katı enerji tasarrufu sağlanabildiğini ortaya koy- maktadır. Binaların “Yeşil” olmasına hizmet eden harcamalarınmaliyet un- suru olarak değil, bir “yatırımunsuru” olarak görmek gerekir. Yeşil Binaların diğer binalardan farkı nedir? Günümüzde yapı sektörü karbon ayak izi artışında diğer sektörlerin önüne geçmiştir. Doğal kaynakların üçte birini kullanan bu sektör taze suyun yüzde 12’sini kullanırken, top- lamkatı atığın yüzde 40’ından sorum- ludur. Yeşil Binalar, yapılı çevrenin in- san sağlığı ve doğal çevre üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirecek şekilde tasarlanır, işletilir ve sonlan- dırılır. Bu da, enerjinin, suyun ve diğer kaynakların etkin kullanımı, kullanıcı- ların sağlığının korunması ve çalışan- ların verimliliğinin artırılması, atık, kirlilik ve çevresel bozulmanın azal- tılması anlamına gelir. Yeşil Binalar üzerine yapılan araş- tırmalar, binaların bu şekilde tasar- lanması ve işletilmesi durumunda, ge- leneksel yöntemlerle tasarlanmış ve işletilen ortalama binalara göre enerji kullanımında yüzde 24 ile 50 arasın- da, CO 2 emisyonlarında yüzde 33 ile 39 arasında, su tüketiminde yüzde 30 ile 50 arasında, katı atık miktarında yüz- de 70 oranında, bakımmaliyetlerinde ise yüzde 13 oranında azaltım sağla- nabileceğini göstermektedir. Ameri- kan Yeşil Bina Konseyi (United States Yeşil Binalar ve LEED Sertifikası

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=