Şantiye Dergisi 384. Sayı (Kasım-Aralık 2020)

olarak tasarlanıp, inşa ediliyor... Gü- nümüzde mimar bir şey inşa etme- den önce geçmişte olduğundan daha duyarlı ve detaylı bir biçimde öğrenmeye ve anlamaya vakit ayır- malı. Önce ve sürekli kendini yeniden inşa etmeli ve kendisine ısmarlanan proje ne olursa olsun daha geniş bir perspektiften bakabilmeli. Ve unut- mamalı, kendini inşa etmek bir mes- lek sorumluluğu olmasının yanı sıra hem besleyici hem de zevkli. Çizerek, düşünerek, öğrenerek, öğreterek, teknikler geliştirerek keyfi çıkar bu işin. Üstelik zaman zaman yapı inşa etmek çeşitli etkenlerden kesintiye uğrayabilir, hatta bazı şanslar bir daha geri gelmeyebilir. Bu onun bir şeyleri yanlış yaptığı anlamına gel- mez; ticaret şartlarına uygun hareket etmemiştir. İyi mimar olma şartının ticari işlerliği yerine getirmek olmadı- ğını mesleğin oluştuğu ilk yıllardan beri biliyoruz. Ama bugünlerde mi- marlık mesleğini icra edenlerin için- de yer aldığı inşaat ve gayrimenkul dünyasında pastadan aldığı pay, hak ettiğinden oldukça düşük bir durum- da seyrediyor. İşte bu nedenle de kendini inşa etmeye devam etmek gerek. Yazarak, içerik üreterek, düşü- nerek, tartışarak...” Pürüzlü ve problemli dokuya sahip malzemeleri seviyorum “Kendilerine has problemleri ol- malarına rağmen eski yerleşimlerden çıkmamaya çalışıyorum. Yaşadığım yerlerin tarihsel bir geçmişi olmasına özen gösteriyorum. Yoksa ruhum sı- kılıyor. Yeni yapılmış, tarihsiz, gıcır gı- cır binalar beni itiyor. Modern mimar- lık ve modern malzemeler bana ruhsuz geliyor. Ben de yeni malzeme- leri kullanıyorum, deniyorum. Benim asıl sevdiğim, pürüzsüz ve mükem- mel malzemelerden ziyade pürüzlü ve problemli bir dokuya sahip, henüz varoluşunu tamamlamamış, bitme- miş malzemeler. Bence her şey mü- kemmel olmamalı. O bitmişlik bana iyi gelmiyor. Gıcır gıcır, jilet gibi yeni bir bina geleceğe çok kalmaz. O mü- kemmellik sınırlarında dolaşıldığı za- man mesela bir cep telefonu gibi, ke- narı çizilse binaya ilgi azalır... Materyal dışılık da hoşuma gider. Mesela mal- zemesini hiç hatırlamadığınız bir yapı bence diğerlerinden daha değerlidir. Malzemeden ziyade başka duyguları harekete geçirmesi binaya farklı bir değer katar. Bu, bir anlamda metafi- ziktir. Mesela Esma Sultan ve Borusan Kültür Merkezi’nde malzemeyi, bina- yı hisseder ve hatırlarsınız...” Mimarlık, bir partisyon yazmak gibi olmalı “Bir mimar bence önce elinle dü- şünmeli, yani çizerek; daha sonraki aşamalarda yardımcı birçok yazılım ve ekipman var. Yavaş yavaş, hatta bi- nalarımızı 3D printerlardan doğru- dan inşa edecek hale geliyoruz. Bu anlamda şu çağda yaşamaktan gayet memnun olduğumu söyleyebilirim. Öğrencilik yıllarımızda teknik çizim daha zor ve meşakkatliydi. Teknik çi- 66 KASIM-ARALIK 2020 PORTRE

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=