Şantiye Dergisi 386. Sayı (Mart-Nisan 2021)
disi veya mimarın anlayacağı bir şey yoktur. Bina inşaatında ise bu görev kesinlikle inşaat mühendisinin veya mimarın olmalıdır. Ama yönetmeliğe göre bir elektrikmühendisi de Şantiye Şefi olabilir. Diğer taraftan mühendis arkadaş- larımızın ömür boyu mesleki gelişim- lerini sağlamaları gerekir. Teknoloji çok hızla gelişiyor. Ül- kemizde okulu bitirdikten sonra alı- nan diplomayla on yıllarca mühen- dislik imzasına sahip olunabiliyor. Meslek odaları bu noksanı tamam- lamak, meslektaşları sertifikalandır- mak, belgelendirmek için var. Ama mevzuat bunu bir şekilde engelliyor. Mesela bugün mezun olan bir inşaat mühendisi, diplomasını aldığı anda koca bir barajın bile sorumluluğunu üstlenebiliyor. İmza yetkisiyle genç ve tecrübesiz bir meslektaşımızın üzeri- ne tüm sorumluluk yıkılabiliyor. Bura- da oluşabilecek bir sorun da ilerleyen yıllarda o arkadaşımızın önüne çıkabi- liyor. Gelişmiş ülkelerde ise bu böyle değil tabi. Okul bittikten sonra belli bir süre içinde tekrar okul sonrası eğitim- lerini tamamlamaları gerekiyor. İkinci eğitimi tamamlamadan imza hakkına sahip olunamıyor. Okul bitirildiğinde tabii ki mühendislik yapılabilir ama yetki ve sorumluluk başka bir şey. Türkiye’deki yapı stoğunun problem- li olmasının baş nedenlerinden biri bu. Sahada tecrübesiz mühendisler, usta veya kalfaların yöntemleriyle iş- ler yürütülüyor. Müteahhitlik de başka bir prob- lem. Avrupa ülkelerindeki toplam müteahhit sayısı otuz bin civarınday- ken Türkiye’de bu sayı 300 bin. Mü- teahhitlik için cebinde para olması yeterli. Deprem bölgesi olan ülkede mühendislik hizmeti alınmadan mü- teahhit eliyle tamamlanmış yapıların sıkıntısını çekiyoruz. Mühendislik bir bilim dalıdır ve istinat duvarları da dahil her türlü inşaatta mühendislik hizmeti alınmak zorundadır. Diğer taraftan bilinçli bir şekilde tüm mühendislik dalları itibarsızlaş- tırılıyor. Mühendisi itibarsızlaştırdığı- nızda sahaya çıktıkları zaman sorun yaşanıyor veya ürettikleri ürün bir ka- ğıt parçasından öteye geçemiyor. At- tıkları imza da evrak tamamlama işle- vi mertebesinde oluyor. Şantiye: İnşaat mühendisliği eğitim kalitesi ve seviyesi sizce ne düzeyde? Nusret Suna: Eğitim de maalesef içler acısı... Yalnız mühendislikte de- ğil, son yıllarda tümmeslek eğitimleri erozyona uğradı. Geçen sene, üniver- site sınavlarında inşaat mühendisliği- nin puanlarının yükseltilmesi için bir kampanya yaptık ama maalesef ba- şarılı olamadık. Türkiye’de iki yüzü aşkın inşaat fakültesi var. Sayıyı artık takip edemiyoruz. Bu fakültelerin eği- timlerinin ve altyapılarının yeterli ol- duğunu kimse söyleyemez. 500 puan alan da 200 puan alan da bir şekilde inşaat mühendisliği eğitimi alabiliyor. Ve mezun olduktan sonra aynı alana çıkıp rekabet edebiliyorlar. Bu haksız rekabet ve piyasanın dengelerini bo- zulmasına yol açıyor. Bunun iyi plan- lanması lazım. İki sene öncesine ka- dar inşaat mühendisliği kontenjanı 12 bindi. Çok büyük bir rakam. İnşaat Mühendisleri Odası olarak şu andaki üye sayımız 130 bin. Yani kurulduğu- muz 1954’ten bu yana kayıtlı üye sayı- mız 130 bin, ama inşaat mühendisliği öğrenicisi 12 bin. On sene içinde yüz bin kişi daha inşaat mühendisi olacak. Bu çok yanlış bir politika. Şantiye: Şantiyede görev alan meslektaşlarınız ne tür sıkıntılar yaşıyor? Nusret Suna: En güncel sorunu- muz, pandemi zamanında şantiyele- rin kapatılmamış olması. Şantiyeler- de sosyal mesafe gibi unsurlara dikkat edilmesi mümkün olmayan yerlerdir; ama maalesef bu olmadı. Meslektaş- larımızın güvenlikleri tehlikeye atıldı. Geçen sene nisan ayında şantiyeler kapatılsaydı salgının bu kadar ilerle- meyeceğini tahmin ediyorum. Çalışma saatlerimiz de oldukça sıkıntılı. Haftalık çalışma saatleri ma- alesef şantiyelerde uygulanamıyor. Çoğu şantiyede meslektaşlarımız en iyimser ayda bir kere hafta sonu izni kullanabiliyorlar. İş güvenliği de ayrı bir sorun. TMMOB’un açıkladığı ve sonrasında iptal edilen asgari ücre- tin altında çalışan çok sayıda mes- lektaşımız olduğunu biliyoruz. Birçok arkadaşımız asgari ücretten gösteri- lip emeklilikleri ve tazminat hakla- rı gasp ediliyor. Sorumluluk ise hat safhada. Genç meslektaşlarımız bu ağır sorumluluklarını bilmeden imza yetkilerini kullanıyorlar ama dışarıda bu ilkel ve vahşi koşullarda çalıştırıl- maya mecbur bırakılıyorlar. Yetki ve sorumluluklar yeniden tanımlanmalı. Bir Şantiye Şefi beş yerde görevlendi- rilirse olmaz. Mevzuata göre bir mühendis aynı anda toplam 30 bin metrekare olan 5 inşaatın şantiye şefliğini yapabiliyor. Böyle bir şey olabilir mi? 30 MART-NİSAN 2021 HABER & RÖPORTAJ
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=