Şantiye Dergisi 385. Sayı (Ocak-Şubat 2021)

de acaba kaç yılda ve kaç kişiyle bitirebilirdik?.. Bu, bilgisa- yar teknolojisinin bize sağladığı kolaylıklar. Ama başka bir konu daha var; bilgisayarlar öylesine süratli işlemciler hali- ne geliyorlar ki, inanıyorum ki yakında karar verme yetki- leri de olacak. Yapay zekanın, binlerce alternatifin içinden doğru analizleri yaparak doğru yönlendirmeler yapacağı- nı, proje değişikliklerini önerebileceğini, insan mimarın aklını aradan çıkarabilecek yeteneklere sahip olacağını düşünüyorum. Bence bundan sonra mimar, çok iyi bir bil- gisayar programcısı olacak ve doğru bir şekilde verileri programlamaya çalışacak. Yapay zekanın binanın estetik veya fonksiyonel yaratımı hususunda ne zaman ciddi bir söz sahibi olacağını henüz kestiremiyorum ama bilişim ve teknolojinin geometrik diziyle arttığına bakılırsa bence çok da uzak değil. Ayrıca mimarlık eğitiminin de diğer eği- timler gibi farklılaşacağını tahmin ediyorum...” Sosyal hayat eski günlere dönecek ama işler dönmeyecek “Dünya ilk defa pandemi ile karşılaşmıyor. Dünyada bu zamana kadar sayısız salgın hastalık atlatılmış. Mesela ba- baannem ve dedem vasıtasıyla 1918 pandemisini yaşamış bir nesli tanıyorum. Onların herhangi bir pandemi anısı yoktu. Öpüşmek, koklaşmak, sarılmak aile içinde gırlaydı. Geride kalmış bir durumdu. Şimdi eğer Covid 22 falan gel- mezse, bence insan ilişkileri ve sosyal hayat açısından eski günlere döneceğiz. Ama ‘işler’ dönmeyecek. İş yapış mo- delleri değişecek. Online toplantılar, online ziyaretler, on- line satın almalar iş dünyasına o kadar çok vakit kazandır- dı ki bu konforun kolay kolay bırakılabileceğini tahmin etmiyorum. Diğer taraftan eğitimin online olması ise çok üzüyor beni. Online öğretim olabilir; ama online eğitim pek mümkün değil. Çocuklar öğretmenleri ve arkadaşla- rıyla sosyal faaliyet içinde olmalılar. Bu şekilde çok izole, farklı psikolojik yapıya sahip bir insan nesli haline dönüşe- bilirler. Çocukların bir arada hayatı deneyimlemeleri çok önemli. Umuyorum ki torunlarım okul çağına geldiklerin- de eski klasik okul sistemi geri gelmiş olur...” İnsanların doğaya yakın yaşayabilecekleri bir dünya hayal ediyorum “Eğer insanoğlu çoğalmaya bir son verip, dünya kay- naklarını daha doğru kullanmaya başlar, doğaya döner ve sürdürülebilir ortamlar yaratırsa, gelecekte daha mutlu olabilir. Yoksa bu gidişle dünyada mekânsal bir sıkışmışlık yaşanacağı çok açık. Şehirlere öbeklenmemiş, yaygın ve doğaya yakın bir yerleşim politikası hayata geçirilmeli. Şe- hir dediğimiz bu korkunç kalabalık ve yüksek binalara sı- kışmışlık yerine mesela son günlerin açılımı evden çalış- ma gibi imkanlarla işlerin uzaktan yönetilebileceği, insanların yaygın olarak doğaya yakın yaşayabilecekleri bir dünya hayal ediyorum...” 69 OCAK-ŞUBAT 2021 PORTRE

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=