Şantiye Dergisi 385. Sayı (Ocak-Şubat 2021)

Alp’i kaybetmemin ardından mesleğe daha çok kendimi verdim “Alp’le çok iyi geçinen partnerlerdik; ki bu mimarlık ca- miasında bir hayli zordur... Uyumlu bir çifttik ve aramızda güzel bir iş bölümü vardı. Hepimizin hocasıydı. O, büroyu yönetir, bense tasarım üzerine yoğunlaşır, konsept çalış- malar yapardım. Projeler ve uygulamalar ise O’nun ona- yından geçerdi. 2010 yılından az önce kas tutulum hastalı- ğı başladı ve süratle ilerledi. O süreçte büronun tüm işlerin devralmak zorunda kaldım. Bir yıl kadar zor zaman- larımız oldu ve ardından da maalesef kaybettik. Alp’i kay- betmemin ardından mesleğe daha da çok verdim kendi- mi. Bu süreçte, gündemdeki proje yoğunluğu nedeniyle de ofisimiz iki misli büyüdü. Yurtdışında işler aldık. 7/24 nefes almadan devasa projeler yürütmeye başladık... Türkiyeli bir kadın mimar olarak kırmızı halıda yürüyüşümü hiç unutamam “2013, mesleki başarılar ve heyecanlarla dolu unutul- maz bir yıldı. Fransa’nın Cannes şehrinde her sene yapılan dünyanın önemli mimari ve gayrimenkul platformu MIPIM’in yarışmasında verilen 10 ödülden ikisini, iki proje- mizle alarak, büyük bir başarı elde etmiştik. Türkiyeli ka- dın bir mimar olarak kucağımda iki ödülle kırmızı halıda yürüyüşümü hiç unutamam. Bu tempo, inşaat sektöründe 2017’de başlayan dur- gunluğa kadar devam etti. 2018’de ise ağlaya ağlaya, se- nelerdir bir aile gibi beraber çalıştığımız birçok arkadaşı- mızla yolumuzu ayırmak zorunda kaldık; ancak ofisi küçülterek ayakta kalabildik. Bu esnada Sanayi Bakanlığı’nda Tasarım Ofisi sertifikası kazandık. Gurur duyduğumuz ve bize bazı avantajlar sağlayan başarıları- mızdan biridir...” İnsan kıymeti bilmek her şeyden önemli “Alp’in vefatının ardından, ofisimizde uzun süredir emek veren iki çalışma arkadaşım Burak Karaca ve Tamer Tunbiş’e hisse vererek onlarla ortaklık kurdum. Ofisimizde çalışma periyotları çok uzundur. Çalışma arkadaşlarımla sevgi ve anlayış üzerine ilişkiler kurmayı tercih ederim. Ka- dın bir yönetici olarak zamanla bir ‘Hanım Ağa’ya dönüş- tüğümün farkındayım. Özellikle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde bayan mesai arkadaşlarıma izin verir, bu zamanı da sadece kendilerine ayırmalarını, mutlu olmadıkları yer- de bulunmamalarını, mutlu etmeyen ilişkileri sürdürme- melerini, hayatı kaçırmamalarını öneririm. Belli bir yaşa gelmiş ve iki evlat yetiştirmiş bir kadın olarak insan kıyme- ti öğrendiğimi düşünürüm...” Masa tenisine yeniden döndüm “İki erkek bebek torunum var... Özellikle büyüğüyle gü- zel oyunlar oynuyoruz, koşuyoruz, atlıyoruz. Onlarla vakit geçirmek çok hoşuma gidiyor. Sporu severim. Kendimi bildim bileli, her yerim yara bere içinde olsa da, hayatım- da hep spor oldu. Yıllarca oynayıp bırakmak zorunda kal- dığım derecelerimin de olduğu masa tenisine pandemi günlerinde yeniden döndüm. Fenerbahçe Spor Kulübü’nde lisanslıyım. Yine pandeminin etkisiyle yazın tekrar rüzgar sörfüne başladım... Pandemi, hayatın ve sağ- lıklı günlerin önemini yeniden hissettirdi...” İstanbul’a aşığım “İzmirliyim ama İstanbul’dan vazgeçemem... Geldiğim günden beri İstanbul’a aşığım. Karmaşık kültürel kimliği beni çok cezbediyor. En karmaşık acayip yerlerine girip çıkmak hoşuma gidiyor. Olmadık yerlerdeki olmadık yapı- lar, kimlikler, ortamlar ilgimi çekiyor. Çarşı, pazar ve sokak gezintilerini severim. Evim de çarşı-pazara yakındır. Kadı- köy çarşısını İzmir Kemeraltı’na benzetirim. İzmir’e gitti- ğimde Kemeraltı’na uğramadan, Alsancak’ta balık yeme- den dönmem. Yazları da İzmir Çeşme’de olmayı severim.” Senelerce klimalara muhtaç cam kuleler inşa edildi “Bugün mimarimizin en önemli sancısının ‘kentsel dö- nüşüm’ olduğunu düşünüyorum. Yıllardır bu memlekette kentsel dönüşüm adı altında kentler değil, apartmanlar dönüştürüldü. Acil sorunlar gereği gibi çözülmedi. Taşa toprağa yatırım yapıldı ama maalesef kentsel dönüşüm gereği gibi hayata geçirilemedi. Bu sakıncalı yapı stoğu gözümüzün önünde duruyor. Ülkede mimarlık anlamında Bursa Modern Ünlü fotoğrafçı Hans Wilschut’un objektifinden Bosphorus City 65 OCAK-ŞUBAT 2021 PORTRE

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=